Eczacıbaşı – Eczacım Emlak Yatırım Danışmanlık Hizmetleri Markaları : Karıştırılma İhtimali Bulunmamaktadır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi         
E:2017/4522, K:2019/3963, T:21.05.2019

DAVA: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2015 gün ve 2014/33 – 2015/13 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/06/2017 gün ve 2015/15621 – 2017/3604 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, şirketin kurucusunun soyadı olan “Eczacıbaşı” ibaresinin ticaret unvanı ve aynı zamanda esas unsuru “ECZACIBAŞI” ibaresinden oluşan tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Eczacım Emlak Yatırım Danışmanlık Hizmetleri” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ye başvuruda bulunduğunu, 2011/52937 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine müvekkili tarafından MarkalarDairesi Başkanlığı’na itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markalarınıntanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 2013-M-6502 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir. 

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik karşılaştırmasında özellikle önceki markanın ayırt edicilik düzeyinin önemli bir etken olduğu, somut uyuşmazlıkta itiraza mesnet markanın/markaların başlangıçtan itibaren veya kullanımla sonradan kazanılmış yüksek bir ayırt ediciliğinin olduğundan söz edilemeyeceği, başvuruda yer alan ilavelerin çekişmeli mal/hizmetlerin ortalama tüketicileri bakımından farklı algılanmalarına yeterli olduğu, ortalama tüketicilerin başvuru ile redde mesnet markayı/markaları taşıyan mal /hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması riskinin dahi bulunmadığı zira çekişmeli mal/hizmetlerin yeterince özenli ortalama tüketicileri yönünden başvuru ile itiraza dayanak marka/markaların bağlantı kurulması dahil karıştırma ihtimalinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mc Donalds – MC GIDAK : Karıştırılma Riski Bulunacak Düzeyde Benzer Markalar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi,
E: 2019/1581, K: 2019/3587

DAVA: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/07/2016 tarih ve 2014/434-2016/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı kurum vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının “Mc DONALD’S” esas ibareli tanımış markaların ayrıca “MC” ön ekinden oluşan markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MC GIDAK” ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, 2012/38867 sayılı başvuruya yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davacı şirketin dünya çapında tanınmış, bağlı şirketleri ve lisansörleriyle birlikte dünyanın en büyük fast-food restaurant zincirlerinden biri olarak faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanını oluşturan “Mc” ön ekini kullanmak suretiyle marka yaratma stratejisi belirlediğini ve çok sayıda marka yaratarak tescil ettirdiğini, davaya konu markabaşvurusunun davacıya ait “Mc” ön ekli markaları ile iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, davacıya ait bir seri marka izlenimini yarattığını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2014-M-11640 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.

Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemişitir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait markaların ülke içinde ve dışında geniş bir coğrafyaya yayılmış olduğu, “MCDONALD’S” ibaresinin TPMK nezdinde tanınmış marka siciline kayıtlı olduğu, davacının tanınmışlık iddiasını ispatladığı, başvuru kapsamındaki çekişmeli mal ve hizmetlerin ortalama tüketiciler yönünden karıştırılma riski bulunacak düzeyde benzer oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK’nın 2014-M-11640 sayılı kararının iptaline, 2012/38867 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.

KARAR: Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı kurum vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı kurum vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 15,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 08/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.